Kırıldığını Anlatan Sözler
Kızgınlık geçer de kırgınlık ne olacak?
En çok sana kırılıyorum diyemediğimizden, bir tek sana kızamıyorum dediğimiz anlar vardır.
Öfke, kızgınlık gelip geçiyor da kırgınlık hiçbir yere sığmıyor.
Kırgınlık değil içimdeki sevgilim. Sadece sözlerin dokundu yüreğime inceden. Dal kırıldığı yerden, insan da kırıldığı kalpten koparmış.
Sana da kırgınım papatya. Bir seviyorumu sığdıramadın onca yaprağına. Can Yücel
O da o kadar doğru bir seçim değilmiş demek ki. Boş ver be dostum.
Sessizliğin duyulur bomboş odamda, dokunsalar ağlarım.
Gözlerimden tut da ciğerlerime kadar kırgınım. Can Yücel
Yazıyorum, çünkü içimde susturamadığım bir ses var içimde.
Bazı insanlar kırmaktan korkarlar; çünkü kırılmak ne demek iyi bilirler. Dostoyevski
Kalbimi kırmak suya yazı yazmak kadar zordur. Kalbimi düzeltmek ise gece doğan güneşe dokunmaya benzer. Sen o suya yazı yazdın, şimdi güneşin doğmasını bekle!
Keşke kendini bırakıp gitse insan; ama olmuyor! Can Yücel
Susmak, sadece içindeki haykırışların duyulmasından korkmaktır.
Hani derler ya; insan sevdiğine hiç kırılır mı? Aslında insan en çok sevdiğine kırılır!
Önemsedikçe, yitirdiğim insanlar var.
Güvensiz kalplerimizi karakteri bozuk insanlara borçluyuz.
Her şeyin kadar değil değeri kadar seveceksin. Çünkü beklentin ne kadar çok olursa o kadar kırılırsın.
İki kelime yetiyor seven kalbi kırmaya, sonra roman yazsan ne fayda!
Kırdıysa sessiz kal. Sessizliğinden kırıldığını anlamıyorsa, onsuz kal.
Gittim! Şimdi bir mevsim değil, bir hayat girdi aramıza, ne sen dönebilirsin artık geriye, nede ben kapıyı açabilirim sana.
Öyle sevdim ki seni, beni gören herkes yerinde olmak istedi. Ama kimse benim yerimde olmak istemedi.
Ey can! Kimseyi kırma, sözden ağırı yoktur. Beden çok yükü kaldırır ama gönül her sözü kaldıramaz! Mevlâna
Kırıldığını belli etmeyen insanları üzmeyin. Çünkü onlar sizi kaybetmemek için susar, aptal oldukları için değil.
Ben sadece sevmeyi biliyorum, unutmayı öğrenemedim.
Bunu sana yazdığımı bilmezsin, bir yabancı şarkı gibi dinlersin.
Artık hiçbir şeye eskisi kadar üzülmüyorum. Herkes kendine yakışanı yapıyor, diyorum, konu kapanıyor.
İçten kırılmak ince bir sestir. Onu yalnız Allah duyar.
Kalbin kemiği yok diye kırılmaz mı sandın?
Kim ne derse desin içimdeki kırgınlıklar bir tatlı söz ile bir gülüşle geçmez. Hayat kırmış beni, sende kır çok görmem.
Tek başına hayatı öğrenen bir insanı kimse yokluğuyla korkutamaz.
Artık yazdıklarımda arama kendini! Çünkü ben, suskunluğuma gömdüm seni.
Kalbini kırıyor diye üzülme, belki de hak etmediği yerden çıkmak istiyordur.
İnsan odun değil ki; kırıldığı zaman ses çıkarsın. Mevlâna
Hıçkıra hıçkıra ağlattın ya beni ölsem de unutmam seni.
Kırgınım. Kime olduğunu, neden olduğunu bilmeden… Belki hayata, belki kendime, belki de kıymet bilmeyen herkese.
Dokunma bana öyle çok kırıldım ki her kelimem bir yerini kesebilir.
Ey benim hasta gönlüm haddinden çok üzüldün dün yoksa bugün gelmez yarın ağlama değmez.
Dal istediği kadar güçlü olsun, rüzgâr istediği an kırabilecek güçtedir. Sen istediğin kadar güçsüz ol, kalbimi kıracak kadar güçlü sözlerin.
Kırık kalplerin hikayesi kısa olur. Ne oldu? Derler. Hiç, dersin biter.
Değmiyor bazen, uğruna yorulduklarımız. Nazım Hikmet
Belki de dilinden bu şarkı düşmez, dilin söylese de gönlün hissetmez.
Buruk kalbim düzülmez bu sözlerinle asla, sana ben inandım sevdim ama sen harcadın beni, sevgi yolunda dönme bana bir daha.
Kırıldığım zaman akıttığım gözyaşlarım, ruhumun yaz yağmurudur.
Ah ne acıdır! O toz konduramadıkların için toz kadar değerin olmadığını anladığın an!
Artık kopardığın papatyalara sorarsın, hani sevecekti, diye!
Oysa ne çok şey var sana diyemediğim, suskunluğumda.
Bazen kırılsam da susuyorum. Kırmaktan korktuğum için. Mevla kalbi kırık eylesin de; kalp kıran eylemesin.
Çok güçlüsün, her şeyi içine atıyorsun, dedi. Elimi sol yanıma götürerek, burada neler oluyor biliyor musun, dedim.
Küsmek ayrı, kırılmak ayrı. Ben seni sildim!
Öfke, rüzgâr gibidir. Bir süre sonra diner ama birçok dal kırılmıştır bile. Mevlâna
Ümitleri kırılan insanlar, kanatları kırılan kuşlara benzer.