Kemal Sunal Sözleri

2026 yılında Sendeyim.com.tr olarak sizler için en güzel Kemal Sunal Sözleri derlemelerini hazırladık. Bu Kemal Sunal Sözleri ile duygularınızı kısa, anlamlı ve etkileyici sözlerle ifade edebilir, sevginizi en özel şekilde dile getirebilirsiniz. Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal medya platformlarında bu sözleri paylaşarak sevdiklerinizi etkileyebilir ve beğeni toplayabilirsiniz.




Ben bir balon değilim. Öyle çıkanlar var ve ayakta kalmak için her gün TV’de görünmek zorundalar. Ama benim böyle bir şeye ihtiyacım yok çünkü ben sırtımı halka dayamışım.
Ciddi hatta soğuk adamımdır. Öyle çok gülmeyi sevmem.
Çamaşırı küvetin içinde yıkıyordum. Arka apartman boşluğunda zıplayarak asıyordum. Bazen gülüyor, bazen kızıyordum. Çamaşır ipini Kemal’e bağlatmıştım. Tabii O’da kendi boyuna göre ayarlamıştı.
Suda dolanır bir peri. Seni düşünmekten kaldım bir kemik bir de deri.
Ne demişler; iki gönül bir olunca damlaya damlaya göl olur.
Sen böyle gülünce şuranda iki çukur oluyor ya, ölünce beni oraya gömsünler.
Hiçbir şey güzel olmayacak ama yaşıyorum ulan ben, bundan daha güzel şey mi var?
Duygulu ve hassas bir insanımdır. Başkalarının üzerinde bile durmayacağı olaylar, beni çok etkileyebilir. Bir çocuğun ağlamasına ya da bir kedinin açlığına, kısaca tüm canlıların çaresizliğine, umutsuzluğuna onlardan fazla üzülürüm. Doğal olan da bu. İnsanları güldürmek için, acılarına da ağlayabilmek gerek.
Ben de sevilmeyecek adam değilim, güzel adamım bir kere.
Fes başıma fes başıma püskülü ben olayım. Ah duvar başıma, başım duvara!
Aşk kalbimi yakan volkan gibidir, en sevdiğim tatlı kazandibidir. Leyla sev beni, sokma müşküle, seninle kaşık atalım iki tabak keşküle.
Hırsızlık mı yapıyorum, rüşvet mi alıyorum, faizcilik mi yapıyorum, başkasının rızkını mı çalıyorum. Efendi gibi Hüsniye’ye asılıyorum.
Beni isterseniz dövün ama bırakın istediğim gibi güleyim.
Türker İnanoğlu. Yazıhanesinde sohbet ediyoruz. Düşündüm de diyor, kaç yıldır bu piyasadayım. Kimsenin arkasından konuşmayan bir kişi tanıdım, Kemal. Saygılı, hatır bilir. Bir arkadaşımızı kaybettiğimiz zaman cenazede mutlaka o ve ben bulunurduk. İkimiz de önemserdik bu son görevi.
Parka gidecekmiş iki gözümün çiçeği.
Kemik yiyor bizin ihtiyar, dört nala gidiyor martılar. Hani nerde tutturanlar, 5’te kalıp fıttıranlar.
Hiçbir şeyden çekmedik, namuslu gibi görünen namussuzlardan çektiğimiz kadar.
Bir insanın burnu patlıcan dolmasına benziyorsa o insandan korkacaksın.
Türklüğü her baş her omuz her yürek kaldıramaz!
Şimdi ben buraya neden çıktım? Niçin çıktım? Nasıl çıktım? Bunu izaha gerek yok gördünüz, yürüdüm çıktım! Ama, çıkmamış da olabilirim. Çıkmışsam çıkmışımdır, çıkmamışsam çıkmamışımdır. Görünen köy. Uzakta değildir.
Salıverin küçük enişteyi!
Set, haşin, gaddar bilakis çok kibarım. İyi dans erdim, ısrar ederim. O kadar!
Ben koşarken de seni seviyorum Hüsniye.
Ertem Abi ‘Sen şunu söyle, sen bunu söyle’ diye replikleri dağıttı, ama Kemal’e gelince laf bitti. ‘Oğlum sen de burada gülersin’ dedi ona… İşte bu laf çok önemlidir. Kemal orada güldü, bütün Türkiye güldü.
Bu ülkenin bütün süpürgelerini küreklerini getirseniz de bu sistemin pisliklerini temizlemekle bitiremeyiz.

Diğer Güzel Sözler Yazıları