Özdemir Asaf Sözleri

2026 yılında Sendeyim.com.tr olarak sizler için en güzel Özdemir Asaf Sözleri derlemelerini hazırladık. Bu Özdemir Asaf Sözleri ile duygularınızı kısa, anlamlı ve etkileyici sözlerle ifade edebilir, sevginizi en özel şekilde dile getirebilirsiniz. Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal medya platformlarında bu sözleri paylaşarak sevdiklerinizi etkileyebilir ve beğeni toplayabilirsiniz.




Ne zaman nereye gitmedimse hiç kimseyi de incitmesem de konular birikti kendiliğinden ben ne kadar biriktirmesem de.
Dost gerçekleri. Düşman işine geleni. Deli ağzına geleni. Aşık içinden geçeni söylermiş.
Gelmesen önemli değil, gelsen önemli olurdu! Gelmemen büyük yalnızlığımı doldurdu.
Kendi bahçesinde dal olamayanın biri, girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.
Artık benim mutluluk denen bir kavramım olmayacak. Daha mutsuz olmamak için.
Yanına kadar koştuktan sonra bir adım daha atamayacaksan eğer, oraya kadar sakın koşma. Sana değil bekleyene yazık olur.
Ağlamak unutmak kadar kolaydır inan. Sevin ağlayabiliyorsan. Sevin ağlıyorsan. Gül ağlayabiliyorum diye, gül ağlıyorum ağlıyorum diye sana bir şey yapamam ağlayamıyorsan!
Bakarken kıyamamak mı, yoksa baktıkça doyamamak mıdır aşk?
İki seçeneğin var ya kal ya gitme!
Ne cenneti merak ediyorum ne de cehennemi. Çünkü ben annemi gülerken de gördüm ağlarken de…
Dünyanın nüfusu ikiye bölünüyor. Yarısı sen oluyorsun, yarısı ben. Sonra ikimiz bir bütün oluyoruz, kimseye sezdirmeden.
Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın!
Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler.
Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin, kocaman denizlerde ender bir balık gibisin. Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.
Ne an yaklaştımsa ittiniz ve ne zaman geldimse gittiniz. Siz hep büyük ve önce idiniz gerçekten öyle oldu önce siz bittiniz.
Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir. Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Yalnız ben biliyorsam bu aşktır. Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.
Biri yükseğe çıkmaya görsün. Herkes de bir analık duygusu belirir. Çok çıkma, düşersin dercesine bakarlar. Bunu acınma sanarak inmiş çok kimseler vardır.
Yalnızlık paylaşılmaz paylaşılsaydı yalnızlık olmazdı.
Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum. Söndürmek istedikçe sana yanıyorum. Yenildim işte! Yine de seviyorum.
İmkânsızları yaşamak mıdır sevmek, yoksa severken imkânsız mıdır yaşayabilmek?
Bir kelimeye bin anlam yüklediğim zaman sana sesleneceğim.
Benimle ömür geçer mi ki dedim. Senle geçirmeye ömür yeter mi? Dedi. İşte bu bana bir ömür yetti.
Dün sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.
Oysa ne çok ağladım ben tek damla yaş dökmeden.
Unutsun beni demişsin bu bana imkânsız geliyor. Çünkü unutmam için önce seni hatırlamam gerekiyor.
Tek kişilik miydi ki bu şehir? Sen gidince bomboş kaldı.
Kendine gel! Seni orada bekliyorum.
Beni yokluğunla savaştırma, kaybederim!
Seni, sensiz de sevebiliyorum.
“Geleceğim bekle” dedi. Ben beklemedim. O da gelmedi. Ölüm gibi bir şeydi. Ama kimse ölmedi.
Küçükken hayvanlarla konuşabilsem ne ilginç olurdu diye düşünürdüm. Meğer yıllardır iletişim kurabildiğim bir sürü hayvan varmış.
Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor.
Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim oysa.
Adının üstüne anılar koyma sen mezar değilsin. Anılar adının ardından gelsin sen duvar değilsin…
Dün yağmur yağacaktı, gün döndü, yarın yağdı, bugün dindi. Ağlayacaktı. Kim anlayacaktı.
Mutlu edemeyeceksen meşgul de etmeyeceksin.
Sil ağzının kenarını, yine gülüşünden cennet akıyor…
Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor sonra ağlıyor akşamları küsüyor geceleri çok seviyorum.
Seni büyük buldum anladım seni güzel buldum korudum seni küçük buldum uyardım seni yakın buldum uyudum biri yanlış idi unuttum.
Ağzında yalan varken konuşma!
Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç. Başka şehirleri özleyelim orada seninle. Bu evler bu sokaklar, bu meydanlar ikimize yetmez…
Bekle dedi gitti; ben beklemedim, o da gelmedi. Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi.
İnsanı bedenen ameliyat etmek için bayıltmak gerekir, ruhen ameliyat etmek içinse ayıltmak.
Uykunun içinde bir rüya, rüyamda bir gece, gecede ben. Bir yere gidiyorum, delicesine. Aklımda sen.
Tutkuların evinde savaş kırıkları var kül olmuş bir bütünün yonga yanıkları var. Eski özlemlilerin yeni bahçelerinde anı kuyularının suskun çığlıkları var.
Ölebilirim bu genç yaşımda en güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim. Şimdi kavak yelleri esiyorken başımda sevgilim seni bir akşamüstü düşündürebilirim.
Sırtımızı yaslayıp uyuduğumuz taşları mı atacaklar kafamıza; taş kalpleri taç yaptık diye başımıza.
Boşuna yorulma gönül, sadece sevmek yetmiyor.
Kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun dedi. Öleceğini bile bile yaşadığını unutmuştu o ama bozmadım.
İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler, gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar.
Son isteğin nedir? Sorusu çok çok kolaydır ilk isteğin nedir? Sorusundan. Çünkü o soruyu kimse kimseye soramadı korkusundan.
Bekle deseydin, gelmeyeceğini bilsem bile beklerdim.
Sen bana bakma ben senin baktığın yerde olurum.
Beni bundan böyle beklese beklese hüzün bekler çağırsa çağırsa hüzün.
Benim en sevdiğim söz, senden duyduğum bendir.
Sus be yüreğim, bende biliyorum özlediğimi; susta bilmesin özlendiğini.
Kadınları sevmek bir kadına haksızlık etmek demektir. Bir kadını sevmek kadınlara haksızlık etmek demektir.
İnsansız adalet olmaz. Adaletsiz insan olur mu? Olur, olmaz olur mu? Ama olmaz olsun.
Kendini bir şeye bölmesini bil bilmezsen bir şeyi bilmesini bil onu da bilmezsen anlatıyorum olan oluvermez ölmesini bil.
Benim sevdam ulu çam gibidir. Ne güzde yaprak döker, nede kışta boyun büker.
Gelmen bir iyiliktir diyecektim. Kapıyı hep başkaları açtı.
Ne para istiyorum ne de pul. Tek bir istediğim var, o da yalansız bir kul.
Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu.
İnsan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince şair olurmuş.
Önce büyük büyük düşündüm sonra büyük büyük yaşadım ne varsa onlar aldı şimdi bana küçük bir ölüm kaldı.
Yaşamak değil, beni bu telaş öldürecek.
Ben sevmekten hiç borçlu çıkmadım.
Çok ayrılık içtim ben kalbim güzel hani.
İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar. Dün sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.
Ben gülüşüne öldüm, o ölüşüme güldü. Farklıydık işte.
Bir gün benden şikâyet ettiğin ne varsa, özleyeceksin!
Sakladığın kendini böldün iki yarıma; iki kez yaralandın bir yarım yara için.
Bir anda her şeyden vazgeçip gitmek kolaydır nasılsa ama marifet değil. Aşk gitmekten vazgeçip sevmektir aslında.
Bir kadının alnı dudaklarından daha değerlidir. Çünkü dudaklarından dökülecek olan ‘seni seviyorum’ sözü, önceden alnına yazılmıştır…
Düşümde aşk ile karşılaştım. İnsanı arıyordu. Uyandım, insan ile karşılaştım. Aşkı arıyordu.
Sana bir şiirler olmuş sevgilim. Yüzün gözün söz içinde. Hangi imla kitabına baksam ben den ayrı yazılıyorsun.
Yaşamak ilkin sevgi ile sevmek ile başlar doğumla doğmakla değil. Yaşam da sevgisizlikle biter ölümle ölmekle değil…
Seni bulmaktan önce aramak isterim. Seni sevmekten önce anlamak isterim. Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de sana hep yeniden başlamak isterim.
Bazen dayanmaktır sevmek hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek. Bazen yaşamaktır sevmek soluksuz ciğer gibi sevgisiz kalbin duracağını bilmek. Bazen ağırdır sevmek sevdiğine layık olabilmek. Ve bazen hayattır sevmek birini çok uzaktayken bile yüreğinde.
Mutluluğun gözü kördür yalnızlık sağır. Ondandır biri tökezleyerek yürür öbürü uykusunda bile bağırır.
Ben ölseydim, o belki ağlardı. Ama o ağlasaydı; ben ölürdüm.
Beni benden çıkardınız beni benden aldınız. Göz görmeye görmeye bir uzağa bıraktınız. Kendime dönmeye artık çok geç.
Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş, sersem. Beni seni beklerken ölmem ki. Beklersem.
İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri, yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri?
Konuşmak susmanın kokusudur. Ya sus git ya konuş gel ortalarda kalma. Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.
Gelmeyecek bir gideni, olmayacak bir nedeni beklediniz mi?
İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde. Ben yürümeye başlayınca denizlerin üstünde karalarda koşanlar durup bana baktılar. Ben de gittim sığınacağım adaları birer birer batırdım.
Bir insan treni kaçırırsa başka bir tren gelir onu alır. Bir ulus treni kaçırırsa başka bir ulus gelir onu alır.
Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. Bu yılan doğadaki yılandır, toplumdaki değil. Yanlış anlaşılıyor.
Makyajı akıyor farkının; herkesleşiyorsun…

Diğer Güzel Sözler Yazıları